Yeni Yazılar
Yükleniyor...

Beslenme ve Bağışıklık Sistemi İlişkisi

Bağışıklık sistemi aslında vücudumuzun korumasıdır. Yani vücuttaki tümör gibi patojenlerden vücudumuzu savunma işlemini gerçekleştiren sistemdir. Bu nedenle bağışıklık sisteminin güçlü olması vücudumuzun da güçlü olması demektir. Bağışıklık sistemi çok benzer hücrelerin bile ayrımını yapabilir. Tanıma ve etkisiz hale getirme becerisi oldukça gelişmiştir. Bağışıklık sistemi ile ilgilenen bölüme immünoloji denir. Bu isim Eski Roma döneminden gelmektedir.

Bağışıklık Sistemindeki Bozuklukların Neden Olduğu Hastalıklar

Bağışıklık sistemindeki bozukluklar resmen hastalıklara karşı bir davetiye gibidir. Çünkü bağışıklık sisteminde bir bozuklu veya güçsüz düşme gibi bir durum söz konusuysa vücudunuzu yeterince savunamaz bu nedenle daha çabuk ve kolay hasta olursunuz.

sağlıklı beslenme

Bağışıklık sistemindeki bozukluklar geçirilen AIDS hastalığı gibi hastalıklarda dolayı da meydana gelir. Veya genetik de olabilir. Bir de kendine bağışık hastalıklar da vardır. Bu hastalıklar bağışıklık sisteminin her zaman çalıştığında fazla çalışması sonucunda kendi hücrelerini tanımaması ve onları da yok etmesidir. Diyabet tip 1, romatoid artrit gibi hastalıklar kendine bağışık hastalıklardır.

Bağışıklıkta Savunma

"Bağışıklık kazanmak" bu hep duyulan ve çok sık kullanılan bir cümledir. Aslında bağışıklık hem doğuştan gelen hem de sonradan kazanılan bir durumdur. Genetik gelen yani kalıtsal olarak kazanılan bağışıklık ilk savunmayı yapan sistemdir. Ayrıca bitki ve hayvanlarda da bulunur. Bir de sonradan kazanılan bağışıklık kavramı vardır. Bu ise doğuştan gelmeyip sonradan kızamık, suçiçeği, kabakulak hastalıklarına yakalanıp daha sonra bir daha yakalanmamamızı sağlayan sistemdir. Yani önce başımızdan geçmesi ve vücudumuzun tanıması gerekir. Edinilmiş bağışıklık sistemi doğuştan gelen bağışıklık sistemi gibi herkeste bulunmaz. Ayrıca doğuştan gelen bağışıklık sistemi daha çabuk ve hızlı tanıma ve bulma yeteneğine sahiptir.

Bağışıklık Sistemini Oluşturan Bölümler

Bağışıklık sistemi birçok bölümden meydana gelir. Bağışıklık sistemi lenf bezleri, bademcik, timus, lenf düğümleri, dalak, peyer plakları ve lenften oluşan birçok alana dağılmış olan bir sistemdir.Lenf bezleri genellikle geniz eti olarak bilinir ve burun boşluğunun arka kısmında bulunur. Virüs, bakteri gibi enfeksiyonlu durumlarda savunmada görevlidir.

Bademcikler aslında en çok duyulan ve bilinen vücudumuzu koruyan bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Boğazda bulunur ve ağızdan giren herhangi bir tehlikede ilk olarak savunmaya geçen yapıdır. Bademciklerin içinde lenf sıvısı bulunur ve bu sıvı lenfositler salgılar. Bu lenfositler de vücudumuzu tehlikelere karşı korur. Timus ise pek bilinmeyen göğsün üstündeki tiroid bezinin altında yer alır ve olgunlaşmamış lenfositleri yani koruyucuları olgunlaşmış hale getirmekle yükümlüdür. Lenf düğümleri ise tüm vücuda yayılmış olup yapısında B ve T hücrelerini yapısında barındıran yapılardır.

Vücutta bulunduğu yerler koltuk altı, kasık çene altı, boyun, dirsek ve göğüs bölgeleridir. Dalak kırmızı kan hücrelerinin yıkımında ve enfeksiyonlara karşı savunmada görevli organdır. Peyer plakları bağırsakta bulunur. Lenf ise bağışıklık sisteminde protein ve hücre taşımada görevli sıvıdır.

Bağışıklık Sistemi Ve Beslenme İlişkisi

Bağışıklık sisteminin güçlü olması bir nevi sağlıklı bir hayat demektir çünkü hastalıkları daha kolay atlatmanızı ve kolay kolay hasta olmamanızı sağlar. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamızın tabi ki beslenme ile oldukça ilgisi vardır. Çevremizde bağışıklık sistemini düşürücü bir çok etmen varken beslenmemize dikkat ederek bu etkilere karşı vücudumuzu savunmalıyız.

Bunun için neler tüketmeliyiz yada tüketmemeliyiz sorusuna gelecek olursak öncelikle vitamin ve mineral açısından oldukça zengin yiyecek ve içecekler tüketmeliyiz. Sarımsak, soğan gibi yiyecekler bu yönden oldukça zengindir ayrıca C, B, B12 vitaminlerini bolca yapısında bulunduran portakal, havuç, brokoli gibi yiyeceklerden bol miktarda tüketmeliyiz. Ve timus bezinin büyüklüğünü normal tutan folik asit alımına da dikkat etmeliyiz.
→ Bir önceki Göbek Eritme Diyeti başlıklı yazımızda 'göbek eritme, bölgesel yağ yakma, kilo verme yöntemleri' hakkında bilgiler verildi.
©Diyet Evim özel haberidir, izinsiz kullanılamaz.
Bu yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵
Ana Sayfa
Diyet Evim

Yazar Hakkında

Merhaba ben Deniz. Ev hanımı ve 1 kız annesiyim. 2012'de başladığım zayıflama maceramı 2013 mart ayında bitirdim. Bu süre zarfında 18 kilo verdim. Hala vermeye ve sağlıklı beslenmeye devam ediyorum. Bu süreçte yaşadığım tüm deneyimlerimi ve araştırmalarımı sizlerle paylaşıyorum...
Diyet Evimiz
Facebook Twitter İnstagram

0 yorum:

Yorum Gönder

Okuduğunuz bu yazı hakkında yorum yapmaktan çekinmeyin. Yapacağınız her yorum; bu yazıyı sizin gibi okuyanlar için çok değerlidir. 'Google Hesabınızı'seçerek yorumunuzu bırakın...
***Yazı dışı diğer konular için iletişim sayfasını kullanınız.
*Yaptığınız yoruma cevap yazıldığında mail ile bilgi almak isterseniz 'Beni Bilgilendir' kutucuğunu işaretleyiniz...

 
Diyet Listesi Copyright © 2016 | Sağlıklı Zayıfla Mutlu Kal | www.diyetevim.com
Sitede bulunan tüm bilgiler internetten derlenerek yazılmıştır. Kesinlikle tedavi ve teşhis amacıyla kullanılamaz. Siteyi bilgi edinmek amacıyla kullanınız. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz... DiyetEvim RSSYorum RSSSite MapGoogleBloglovin Yukarı